Rehber · Dava dosyası takibi
Ara karardaki süre ve işlemler dosya takvimine nasıl aktarılır?
Ara karardaki her işlem için yapılacak işi, sorumlu kişiyi, yazılı süreyi, sürenin hangi olayla başlayacağını ve varsa duruşma tarihini ayrı ayrı kaydedin. Başlangıç ve son günü kesinleştirmeden önce ara karar metnini ve tebligat kayıtlarını karşılaştırın; dosyada açıkça yazmayan bir tarihi varsaymayın. Takvim hatırlatması takip kolaylığı sağlar, ancak mahkemenin verdiği süreyi uzatmaz.
Ara karardan hangi bilgileri çıkarmalısınız?
Ara karar, mahkemenin yargılama sırasında verdiği ve dosyada yapılacak işlemlerle ilgili kararları içerebilir. Takvime yalnızca bir tarih yazmak yerine, kararın her işlem için ne istediğini ayrı ayrı belirleyin.
Şu bilgileri karar metninden çıkarın:
- Yapılacak işlem: Örneğin, bir belge sunulması, açıklama yapılması veya başka bir işlem gerçekleştirilmesi istenmiş olabilir. Karardaki ifadeyi kendi yorumunuzla değiştirmeden not edin.
- İşlemi yapacak kişi veya taraf: Kararda kimin işlem yapması gerektiğini kontrol edin. Birden fazla kişi veya tarafa yüklenen işler varsa bunları ayrı kaydedin.
- Belirtilen süre: Sürenin kararda açıkça yazılıp yazılmadığına ve hâkimin mi yoksa kanunun mu belirlediğine dikkat edin. Süreler kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir; hâkim, kanundaki süreleri kanunda belirtilen istisnalar dışında değiştiremez. (6100 sayılı Kanun m.90)
- Başlangıç olayı: Sürenin tebliğ tarihinden mi, kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden mi itibaren işlemeye başladığını kontrol edin. Tefhim, kararın duruşmada açıklanmasıdır. Süreler, taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar. (6100 sayılı Kanun m.91)
- Duruşma bilgisi: Ara kararda bir sonraki duruşmanın tarihi ve saati yer alıyorsa, bunu işlem sürelerinden ayrı bir takvim kaydı olarak ekleyin.
Temsili örnek: Kararda bir tarafın belge sunması istenmiş ve bunun için süre belirtilmişse, “belgeyi sun” işini, bu işlemi yapacak tarafı ve sürenin hangi olaydan başlayacağını ayrı alanlara kaydedin. Kararda yazmayan bir son günü kendiniz hesaplayıp kesin tarih gibi işlemeyin.
Bilgileri takvime nasıl kaydedebilirsiniz?
Her işlem için ayrı bir kayıt oluşturun. Böylece birden fazla talep, sorumlu veya başlangıç olayı varsa bunların birbirine karışmasını önleyebilirsiniz.
-
İşlemi kısa ve somut yazın
Karardaki talebi, ne yapılacağını anlaşılır biçimde ifade ederek kaydedin. Birden fazla işlem istenmişse her birini ayrı satır veya hatırlatma olarak ekleyin.
-
Sorumluyu belirtin
İşlemi yapması istenen tarafı veya takipten sorumlu kişiyi yazın. Bu kayıt, karardaki hukuki yükümlülüğün kime ait olduğunu değiştirmez.
-
Süreyi ve başlangıç olayını ayrı alanlara girin
Kararda belirtilen süreyi olduğu gibi not edin. Sürenin tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren başlayıp başlamadığını, karar ve dosya kayıtlarından kontrol edin. (6100 sayılı Kanun m.91)
-
Tebligat veya duruşma kaydını kontrol edin
Kararın tebliğ edildiği tarih ya da duruşmada açıklandığına ilişkin kayıt varsa, takvimdeki başlangıç bilgisiyle karşılaştırın. Kayıtlar birbiriyle uyuşmuyorsa veya başlangıç olayı açık değilse tahmini tarihi kesin son gün olarak işaretlemeyin.
-
Son günü doğrulayın, sonra hatırlatma ekleyin
Süre gün olarak belirlenmişse tebliğ veya tefhim günü hesaba katılmaz; süre son günün tatil saatinde biter. Süre hafta, ay veya yıl olarak belirlenmişse başlangıç gününün ilgili dönem içindeki karşılık gelen günü esas alınır; o ayda karşılık gelen gün yoksa ayın son günü dikkate alınır. (6100 sayılı Kanun m.92) Son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. (6100 sayılı Kanun m.93) Takvimde ayrıca daha erken bir hatırlatma oluşturabilirsiniz; hatırlatma, hukuki süreyi değiştirmez.
Kesin süreyi ve diğer süreleri nasıl ayırt edersiniz?
Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim de belirlediği bir sürenin kesin olduğuna karar verebilir; bu durumda yapılacak işlemi açıkça göstermeli ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar etmelidir. (6100 sayılı Kanun m.94)
Kararda veya tutanakta “kesin süre” ifadesi bulunup bulunmadığını ve yapılacak işlemin açıkça belirtilip belirtilmediğini kontrol edin. Kesin olduğu belirtilmeyen, hâkimin belirlediği süre geçirilmişse yeniden süre istenebilir; verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlem zamanında yapılmazsa o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. (6100 sayılı Kanun m.94)
Takvime süreyi kaydederken “kesin” bilgisini ayrı bir not olarak ekleyin. Ancak yalnızca bir takvim kaydına veya hatırlatmaya bakarak sürenin hukuken kesin olduğu sonucuna varmayın; kararın ve varsa tutanağın ifadesini esas alın.
Takvim kaydını tamamlamadan önce kontrol edin
- Ara kararda yapılması istenen her işlemi ayrı kaydettim mi?
- Her işlem için kararda belirtilen sorumlu tarafı veya takip edecek kişiyi not ettim mi?
- Süreyi kanunun mu, hâkimin mi belirlediğini kontrol ettim mi?
- Sürenin tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren başlayıp başlamadığını doğruladım mı?
- Tebligat tarihi veya duruşmada açıklanma kaydıyla takvimdeki başlangıç bilgisini karşılaştırdım mı?
- Sürenin kesin olduğuna ilişkin karar veya tutanak ifadesini kontrol ettim mi?
- Son gün hesabında sürenin gün, hafta, ay veya yıl olarak belirlenmesini ve resmî tatil ihtimalini dikkate aldım mı?
- Duruşma tarihini işlem süresinden ayrı kaydettim mi?
- Takvim hatırlatmasını hukuki süreyle karıştırmadım mı?
Başlangıç veya son gün net değilse ne yapmalısınız?
Ara kararda başlangıç olayı açık değilse, tebligat tarihi dosyada görünmüyorsa veya karar metniyle dosya kaydı birbiriyle uyuşmuyorsa tahmin yürütmeyin. Önce karar metnini, duruşma tutanağını ve tebligat kayıtlarını karşılaştırın; takvimde kesin olmayan bilgiyi “doğrulanacak” olarak işaretleyin.
Süre hesabının dayanağı hâkimin belirlediği süre mi yoksa kanunda öngörülen bir süre mi olduğuna göre farklılaşabilir. Hâkim kendi belirlediği süreleri haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; bu imkân kanunda belirlenen süreleri değiştirme yetkisiyle karıştırılmamalıdır. (6100 sayılı Kanun m.90)
Kararın ne istediği, sürenin başlangıç olayı veya kesinlik durumu bu kontrollerden sonra da anlaşılamıyorsa, somut dosya üzerinden hukuki değerlendirme alın. Takvimdeki kişisel hatırlatma, mahkemenin süresini uzatmaz ve eksik bir tebligat ya da başlangıç kaydını tamamlamaz.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.90, 91, 92, 93, 94Madde metinleri: HukukDosyam mevzuat arşivi (resmî metin), erişim 18.10.2026.
Mevzuat değişebilir. Kendi dosyanızda hangi hükmün, hangi tarihteki hâliyle uygulanacağını dosyanın koşullarına göre bir hukuk uzmanıyla değerlendirin.
Süreleri ve işleri tek yerde görün
Devam eden dava ve icra dosyalarınızda yeni belgeleri, duruşma günlerini, süreleri ve yapılacak işleri tek yerde takip edin.