Rehber · Boşanma

Boşanma davasında delil listesi nasıl düzenlenir?

Delil listesini, her bir delilin hangi somut iddianızı desteklemesini beklediğinizi belirterek ve delili bulunabilir biçimde tanımlayarak düzenleyin. Tanık, yazışma, fotoğraf veya kurum kaydı gibi her kalemi ayrı yazın; elinizde olmayan bir kayıt için hangi kurumda, hangi tarih aralığında ve ne şekilde aranabileceğini açıklayın. Listeye bir delili eklemek, onun mahkemece kabul edildiği veya iddianızı kanıtladığı anlamına gelmez.

Masanın üzerinde düzenlenmiş belge ve notlar.
Fotoğraf: cottonbro studio / Pexels

Delil listesi ne işe yarar?

Bu rehberde “delil listesi” ifadesi, dava dilekçesinde ileri sürdüğünüz olaylarla ilgili olduğunu düşündüğünüz bilgi ve belgeleri tanımlayan liste anlamında kullanılıyor. Pratikte amaç, “Ne oldu?” iddiasını “Bunu hangi bilgi veya kayıtla açıklayacağım?” sorusuyla eşleştirmektir.

Temsili örnek: “Ortak konuttan belirli bir tarihte ayrıldı” iddianız varsa, ilgili tarih ve olayı açıklayabilecek bir mesajı, tanığı veya başka bir kaydı belirtmeyi düşünebilirsiniz. Bu, söz konusu delilin iddiayı kesin olarak kanıtlayacağı anlamına gelmez; delilin ilgili olup olmadığı ve nasıl değerlendirileceği dosyanın koşullarına bağlıdır.

Listede bir delile yer vermek, onun mahkemece kabul edileceği veya iddianızı kanıtlayacağı anlamına gelmez. Dilekçede açıklanan olaylarla deliller arasındaki bağlantıyı her kalemin yanında belirtin; böylece hangi delilin hangi olayla ilgili olduğunu açıkça gösterebilirsiniz.

Delilleri nasıl somutlaştırabilirsiniz?

Bir belge listesinde delil türü, tarih ve ilgili iddianın not edilmesi.
Fotoğraf: RDNE Stock project / Pexels

Her delil kalemini, başka belgelerle karışmayacak ve mümkünse bulunabilecek şekilde tanımlayın. Aşağıdaki örnekler genel düzenleme önerileridir; dosyanız için gerekli usul koşullarını doğrulamaz.

  1. Önce iddiayı yazın

    Her kalem için desteklemek istediğiniz olayı kısa ve belirli biçimde belirtin. “Evlilik birliğiyle ilgili” gibi geniş bir ifade yerine, hangi olayın, yaklaşık hangi tarihte veya hangi dönem içinde gerçekleştiğini açıklayın. Tarihi kesin bilmiyorsanız kesinmiş gibi yazmayın; hatırladığınız aralığı belirtin.

  2. Tanığı olayla ilişkilendirin

    Tanığın neye ilişkin bilgi verebileceğini yazın: örneğin, belirli bir konuşmayı duyup duymadığı veya bir olaya bizzat tanık olup olmadığı. Yalnızca isim sıralamak, kişinin hangi iddia bakımından gösterildiğini açıklamaz. Tanıkların kimlik ve adres bilgilerini kamuya açık içeriklerde paylaşmayın; dosyaya sunulacak bilgiler ve biçim için güncel usul gerekliliklerini kontrol edin.

  3. Yazışma ve dijital kayıtları ayırt edin

    Mesaj veya e-posta için mümkünse iletişim kanalını, ilgili tarih aralığını, konuşmanın taraflarını ve kaydın hangi olayla ilgili olduğunu belirtin. Ekran görüntüsü tek başına konuşmanın tamamını, kaynağını veya bağlamını göstermeyebilir. Özgün kaydı koruyun; içerikte kesinti, düzenleme veya bağlamı değiştirebilecek bir eksiltme yapmayın.

  4. Fotoğraf, ses veya görüntü kaydını tarif edin

    Kayıt türünü, yaklaşık tarihini, neyi gösterdiğini ve hangi iddiayla ilgili olduğunu açıklayın. Kaydın nereden geldiğini ve elinizde hangi biçimde bulunduğunu not edin. Kayıt üzerinde değişiklik yaptıysanız bunu gizlemeyin; özgün dosyayı da saklayın.

  5. Resmî belgeyi tanımlayın

    Belgenin türünü, düzenleyen kurum veya kişiyi ve biliniyorsa tarihini ya da ayırt edici bilgilerini yazın. Belge sizdeyse hangi iddiayla ilgili olduğunu belirtin. Bir belgenin resmî olması, tek başına davadaki her iddiayı kanıtladığı anlamına gelmez.

  6. Elinizde olmayan kayıt için arama bilgisi verin

    Kayıt başka bir kurumda veya kişideyse, kaydın bulunduğunu düşündüğünüz yeri, ilgili kişiyi ya da hesabı, yaklaşık tarih aralığını ve istenen kayıt türünü açıklayın. “İlgili kurumdan tüm kayıtlar” gibi geniş bir ifade yerine, neyin aranacağını daraltın. Kaydın mevcut olup olmadığı ve nasıl temin edilebileceği ayrıca doğrulanmalıdır.

Delil hukuka uygun elde edilmiş mi?

Gizliliği korumak için kapalı tutulan belge dosyası.
Fotoğraf: cottonbro studio / Pexels

Bir yazışmanın, ses kaydının, görüntünün veya başka bir kişisel bilginin elinizde bulunması, onu her durumda kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Kaydın nasıl elde edildiği, kimlerin bilgilerini içerdiği, içeriğin değiştirilip değiştirilmediği ve hangi iddiayla bağlantılı olduğu değerlendirmeyi etkileyebilir.

Kaydı oluşturmak veya temin etmek için gizli kayıt, başkasının hesabına izinsiz erişim ya da özel bilgileri yayma gibi bir yol kullanılmış olabileceğini düşünüyorsanız, içeriği paylaşmadan önce somut olayınızı bir hukukçuya danışın. Bu rehber, belirli bir kaydın kullanılabilirliği hakkında kesin sonuç vermez.

Kayıtları sosyal medyada veya ilgisiz kişilerle paylaşmayın. Dosyada yer almayan bir belgenin ya da kaydın mevcut olmadığını da yalnızca elinizde görünmediği için kesin kabul etmeyin.

Listeyi sunmadan önce kontrol edin

  • Her delilin yanında desteklemesi beklenen somut iddia veya olay yazıyor mu?
  • Delilin türü ve içeriği, başka bir kayıtla karışmayacak kadar açık mı?
  • Tanığın hangi olaya ilişkin bilgi verebileceği belirtilmiş mi?
  • Mesaj, fotoğraf veya kayıt için tarih aralığı ve kaynak bilgisi mevcut mu?
  • Başka yerdeki kayıt için kurum, kişi, dönem ve istenen kayıt türü açıklanmış mı?
  • Elinizdeki dijital kayıtların özgün hâlini korudunuz mu?
  • Elde edilme biçimi veya kişisel bilgiler içermesi bakımından tereddüt ettiğiniz kayıtları ayrıca işaretlediniz mi?
  • Dilekçede anlatılan iddialarla listelenen deliller arasında açık bir bağlantı var mı?
  • Sunulacak listenin biçimi, zamanı ve dosyanızdaki usul gereklilikleri güncel yetkili kaynaklardan kontrol edildi mi?

Belgenizin ne söylediğini görün

Tebligat, dilekçe ya da karar: belgenizi yükleyin ya da UYAP’tan aktarın; ne söylediği belgedeki yeri gösterilerek sade dille açıklansın.

Etiketler