Rehber · Deliller

Eksik delil ile aleyhe delil arasındaki fark

Eksik delil, bir vakıayı kanıtlamak için beklenen delilin dosyada bulunmaması veya henüz sunulmamış olmasıdır; tek başına o vakıanın yanlış olduğunu göstermez. Aleyhe delil ise içeriği, taraflardan birinin iddiasını desteklerken diğer tarafın iddiasını zayıflatabilecek delildir. Hangi anlamın söz konusu olduğunu belirlemek için delilin hangi vakıayla ilgili olduğuna, ispat yükünün kimde bulunduğuna ve dosyadaki diğer delillere bakmak gerekir.

Eksik delil ne anlama gelir?

Bir belgenin veya kaydın dosyada görünmemesi, onun hiç var olmadığı ya da artık sunulamayacağı anlamına gelmez. Belge henüz sunulmamış veya dosyanın incelediğiniz kısmında yer almıyor olabilir. Dosyanın kapsamını kontrol etmeden yalnızca görünmemesine dayanarak kesin sonuca varmayın.

Hukuk davasında ispatın konusu, tarafların üzerinde anlaşamadığı ve uyuşmazlığın çözümünü etkileyebilecek vakıalardır. Herkesçe bilinen veya taraflardan birinin ikrar ettiği vakıalar çekişmeli sayılmaz (6100 sayılı Kanun m.187). Bu nedenle önce eksik olduğu düşünülen delilin hangi çekişmeli vakıayı aydınlatmasının beklendiğini belirleyin.

Temsili örnek: Bir taraf, ödemenin yapıldığını banka kaydıyla göstermeyi bekliyor ancak incelediği dosya belgeleri arasında bu kayıt görünmüyor. Bu durum, ödemenin kesinlikle yapılmadığını göstermez. Kaydın dosyaya sunulup sunulmadığını ve iddianın başka hangi delillerle desteklendiğini ayrıca kontrol edin.

Aleyhe delil nasıl belirlenir?

Bir delil, yalnızca karşı tarafça sunulduğu için otomatik olarak aleyhe sayılmaz. Delilin içeriğinin hangi vakıayı desteklediğine ve o vakıanın davadaki iddialarla nasıl bağlantı kurduğuna bakılır. Aynı belge, bir iddia bakımından destekleyici olurken başka bir iddia bakımından belirleyici olmayabilir.

Tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli biçimde somutlaştırmaları ve her delilin hangi vakıayı kanıtlamak için gösterildiğini açıklamaları gerekir (6100 sayılı Kanun m.194). Bu yüzden dosyadaki bir belgeyi incelerken yalnızca sonuç kısmına değil, hangi olayla ve hangi iddiayla ilişkilendirildiğine de bakın.

Temsili örnek: Bir yazışma, taraflardan birinin belirli bir görüşmeyi yaptığını gösterebilir; ancak yazışmanın tek başına görüşmede ileri sürülen bütün hususları kanıtlayıp kanıtlamadığı ayrı bir değerlendirmedir. Yazışmanın tamamı, tarihi, tarafları ve diğer delillerle ilişkisi önem taşıyabilir.

İspat yükü neden önemlidir?

İspat yükü, bir vakıanın kanıtlanamamasının riskinin hangi tarafa ait olduğunu ifade eder. Kanunda özel bir düzenleme yoksa, iddia ettiği vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf o vakıayı ispatlamakla yükümlüdür (6100 sayılı Kanun m.190). Bu nedenle, bir tarafın delil sunmamış olması tek başına davanın sonucunu belirlemez; önce hangi tarafın hangi vakıayı ispatlaması gerektiği belirlenmelidir.

İspat yükü kendisinde olmayan taraf da diğer tarafın iddiasının doğru olmadığına ilişkin delil sunabilir. Bu karşı ispat faaliyeti, delil sunan tarafın ispat yükünü üzerine aldığı anlamına gelmez (6100 sayılı Kanun m.191).

Hâkim, kanuni istisnalar dışında delilleri serbestçe değerlendirir (6100 sayılı Kanun m.198). Bu nedenle tek bir delilin dosyadaki etkisi, ilgili vakıa ve diğer delillerden bağımsız olarak kesinleştirilemez.

Belge karşı taraftaysa ne kontrol edilmeli?

Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Elektronik belgeler çıktı alınarak; talep edildiğinde incelemeye elverişli biçimde elektronik ortama kaydedilerek de sunulur (6100 sayılı Kanun m.219).

Mahkemenin bir belgenin ibrazını istemesi ve belgenin sunulmaması, her durumda içeriğin diğer tarafın anlattığı gibi kabul edileceği anlamına gelmez. 6100 sayılı Kanun m.220’de bunun için koşullar öngörülür: Mahkemenin belgeyi ispat için zorunlu ve talebi kanuna uygun bulması; belgenin karşı tarafın elinde olduğunun ikrar edilmesi, talep üzerine susulması veya resmî kayıt ya da başka bir belgeyle varlığının anlaşılması gibi koşullar önem taşır. Bu koşullar sağlanırsa mahkeme belgeyi ibraz etmesi için kesin süre verir.

Belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf belgeyi verilen sürede sunmaz ve aynı süre içinde delilleriyle birlikte kabul edilebilir bir mazeret göstermezse veya belgenin elinde olduğunu inkâr edip teklif edilen yemini kabul ya da icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği hakkındaki diğer tarafın beyanını kabul edebilir (6100 sayılı Kanun m.220). Bu, otomatik bir sonuç değil, maddede sayılan koşullara bağlı bir imkândır.

Dosyanızda hangi kontrolleri yapabilirsiniz?

Eksik veya aleyhe olduğunu düşündüğünüz delili değerlendirirken aşağıdaki bilgileri dosya içindeki dilekçe ve belgelerle karşılaştırın.

  1. İlgili vakıayı belirleyin

    Eksik olduğu düşünülen ya da karşı tarafça sunulan delilin hangi olayla ilgili olduğunu yazın. Uyuşmazlığın çözümünü etkileyen çekişmeli bir vakıa olup olmadığını ve tarafların bu konuda anlaşıp anlaşmadığını kontrol edin.

  2. Delilin dosyadaki yerini kontrol edin

    İncelediğiniz dosya belgelerinin hangi kısmı kapsadığını belirleyin. Belgenin sunulmuş, sunulması talep edilmiş veya başka bir kaynaktan istenmiş olup olmadığına dair dosyadaki kayıtları kontrol edin. Görünmemesini, kesin olarak mevcut olmadığı şeklinde yorumlamayın.

  3. İddia ve delil bağlantısını kurun

    Dilekçe ve cevaplarda hangi vakıaların ileri sürüldüğünü, her delilin hangi vakıa için gösterildiğini karşılaştırın. Delilin içeriğinin iddianın tamamını mı, yoksa yalnızca belirli bir bölümünü mü desteklediğini değerlendirin.

  4. İspat yükünü inceleyin

    Kanunda özel bir düzenleme bulunup bulunmadığını ve iddia edilen vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafın kim olduğunu belirleyin. Karşı tarafın deliline itiraz etmek veya karşı delil sunmak, tek başına ispat yükünün sizde olduğu anlamına gelmez.

  5. Belge ibrazına ilişkin işlemleri ayırt edin

    Belgenin kimde olduğu, mahkemenin ibraz için karar verip vermediği, belgenin elinde olduğunun kabul veya inkâr edilip edilmediği ve sunulmama nedeni gibi unsurları dosyadaki ilgili kayıtlarla karşılaştırın. İbraz edilmemesinin sonucu, 6100 sayılı Kanun m.220’deki koşullara bağlıdır.

Dosyayı incelerken kontrol listesi

  • Hangi vakıanın çekişmeli olduğunu ve hangi delille kanıtlanmasının beklendiğini belirledim mi?
  • Delilin gerçekten dosyada bulunmadığını mı, yoksa yalnızca incelediğim belgeler arasında görünmediğini mi biliyorum?
  • Karşı tarafın sunduğu delilin hangi vakıayı desteklediğini ve iddiamın hangi bölümünü etkileyebileceğini ayırdım mı?
  • İspat yükünün kimde olduğunu, iddia edilen vakıa ve hukuki sonuçla bağlantılı olarak değerlendirdim mi?
  • Belgenin karşı tarafın elinde olduğuna ve mahkemenin ibraz işlemi yaptığına ilişkin kayıtları kontrol ettim mi?
  • İddia, cevap, ara karar ve delilleri bir arada inceleyebiliyor muyum?

Dayanak mevzuat

Mevzuat değişebilir. Kendi dosyanızda hangi hükmün, hangi tarihteki hâliyle uygulanacağını dosyanın koşullarına göre bir hukuk uzmanıyla değerlendirin.

Dosyanın bütününe bakın

Dosyadaki kronolojiyi, eksik belgeleri ve çelişkileri birlikte inceleyin.

Etiketler