Rehber · İş hukuku
İşçilik alacağı davasında süre takibi için hangi tarihler ve kayıtlar gereklidir?
İşçilik alacağı için tek bir başlangıç tarihi yoktur: ücret alacağında ücretin hangi dönem için doğduğu ve ne zaman ödenmesi gerektiği, kullanılmayan yıllık izin ücretinde ise iş sözleşmesinin sona erdiği tarih önem taşır. Ücret alacaklarında beş yıllık zamanaşımı süresi öngörülür; yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten başlar (4857 sayılı İş Kanunu m.32, m.59). İşe giriş ve ayrılış belgelerinizi, bordroları, banka hareketlerini, izin kayıtlarını ve varsa arabuluculuk belgelerini tarih sırasına koyun. Bu kayıtlar süre hesabı için gerekli bilgileri düzenlemenize yardımcı olur; her alacak türünün süresini veya somut dosyanızın son tarihini tek başına belirlemez.
Her alacak için aynı tarih mi esas alınır?
Hayır. İşçilik alacağı, iş ilişkisinden kaynaklanan ücret veya başka bir parasal talep olabilir; süre incelemesinde önce talebin hangi alacak türü olduğu belirlenmelidir. Ücret, fazla çalışma ve kullanılmayan yıllık izin ücreti için aynı başlangıç tarihini varsaymayın.
4857 sayılı İş Kanunu’na göre ücret, iş karşılığında işverenin veya üçüncü kişilerin sağladığı ve para ile ödenen tutardır. Ücret en geç ayda bir ödenir; iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ödeme süresini bir haftaya kadar indirebilir. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 sayılı İş Kanunu m.32). Bu nedenle yalnızca işten ayrılış tarihine bakmak yerine talebin hangi çalışma dönemi için olduğunu ve o ücretin ne zaman ödenmesi gerektiğini de kaydedin.
Bu hüküm, her alacağın başlangıç tarihini veya her ücret kalemi için somut son günü tek başına hesaplamaz. Özellikle fazla çalışma gibi başka alacakların süre hesabına ilişkin kurallar verilen kaynaklarda yer almıyor. Bu kalemlerde hangi dönem ve hangi ödeme tarihinin esas alınacağını ayrıca doğrulatın.
Ücret alacağı için hangi tarih ve kayıtları karşılaştırmalısınız?
Her ücret dönemi için ayrı bir satır oluşturup şu bilgileri yan yana getirin:
- Ücretin ait olduğu ay veya çalışma dönemi.
- İş sözleşmesinde ya da varsa toplu iş sözleşmesinde belirtilen ödeme zamanı.
- Bordroda gösterilen ücret ve kesintiler.
- Banka hesabına yapılan ödemenin tarihi ve tutarı.
- Ücretin tamamının ödenmediğini düşünüyorsanız, eksik olduğunu düşündüğünüz miktar ve bunun dayanağı.
Ücret kural olarak Türk parasıyla işyerinde veya özel olarak açılmış banka hesabına ödenir; ücret alacağına ilişkin incelemede bordrodaki kayıtları banka hareketleriyle karşılaştırın (4857 sayılı İş Kanunu m.32). Bordronun veya hesabın tek başına bütün durumu gösterdiğini varsaymayın. Ödeme nakit yapılmış olabilir veya ilgili kayıt elinizde bulunmayabilir; elinizde olmayan bir belgenin yokluğunu, işlemin kesinlikle yapılmadığının kanıtı gibi değerlendirmeyin.
Temsili örnek: Bir çalışan, belirli bir ayın ücretinin eksik ödendiğini düşünüyorsa o aya ait bordroyu, sözleşmedeki ödeme zamanını ve banka hareketini birlikte inceler. Bu karşılaştırma, tek başına alacağın varlığını veya dava süresinin son gününü belirlemez.
Kullanılmayan yıllık izin ücreti hangi tarihle ilişkilidir?
İş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde, işçinin hak kazanıp kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücret, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımı, sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren başlar (4857 sayılı İş Kanunu m.59).
Bu nedenle işten ayrılış tarihini gösteren belgenin yanında, yıllık izin kayıtlarını, izin taleplerini ve kullandırıldığı belirtilen günleri de toplayın. Kendi notlarınızla işveren kayıtları farklıysa hangi tarihlerde izin kullandığınızı gösteren belgeleri ayrıca işaretleyin. İzin kaydında bir bilginin görünmemesi, tek başına o iznin kullanılmadığını kesinleştirmez.
Bu hüküm, kullanılmamış izin günlerinin sayısını veya somut ücret tutarını kendiliğinden ortaya koymaz. Hak kazanılan ve kullanılan izinleri, işten ayrılış kaydıyla birlikte kontrol edin.
Arabuluculuk ve dava tarihlerini neden saklamalısınız?
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı talepleriyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; dava şartı, mahkemenin davayı inceleyebilmesi için yerine getirilmesi gereken bir koşuldur. Arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılamazsa son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmelidir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3).
Bu nedenle elinizde varsa arabuluculuk başvuru belgesini, görevlendirme ve toplantı bildirimlerini, son tutanağı ve dava açıldıysa dava tarihini saklayın. Son tutanakta hangi taleplerin yer aldığını da kontrol edin; belgenin yalnızca mevcut olması, başka bir talebi içerdiğini tek başına göstermez.
Arabuluculuk başvurusu ve son tutanak tarihleri dosyanın işlem sırasını anlamaya yardımcı olur. Ancak verilen kaynak metin, arabuluculuk sürecinin her alacak için zamanaşımı hesabına etkisini veya bu tarihlerden hareketle hesaplanacak son günü açıklamaya yeterli değildir. Bu tarihlerle ilgili kesin bir süre hesabı gerekiyorsa, alacak türü ve bütün işlem belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları, anılan dava şartı hükmünün kapsamı dışında tutulmuştur (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3).
Dosyanızdaki tarihleri nasıl düzenleyebilirsiniz?
Belgeleri alacak türüne göre ayırıp her kayıt için tarih, belge ve ilgili dönemi not edin. Bu çalışma, kişisel süre hesabı yerine geçmez; hangi bilginin eksik olduğunu görmenizi sağlar.
-
Alacak kalemlerini ayrı yazın
Ücret, fazla çalışma, kullanılmayan yıllık izin ücreti veya başka bir talep varsa her birini ayrı satırda gösterin. Bir alacağa ilişkin tarihi diğer kalemlerin başlangıç tarihi gibi kullanmayın.
-
İş ilişkisinin tarihlerini belgeleyin
İşe giriş ve işten ayrılış tarihlerini ve bunları gösteren belgeleri kaydedin. Sözleşmenin sona erdiği tarih, kullanılmayan yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımının başlangıcı bakımından önemlidir (4857 sayılı İş Kanunu m.59).
-
Dönem ve ödeme tarihlerini eşleştirin
Ücret talebi varsa hangi çalışma dönemine ait olduğunu, sözleşmedeki ödeme zamanını, bordroyu ve banka hareketini yan yana koyun. Ücret en geç ayda bir ödenir; iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir (4857 sayılı İş Kanunu m.32).
-
İzin kayıtlarını karşılaştırın
Yıllık izin çizelgesi, izin talepleri ve kullandığınız günlere ilişkin elinizdeki kayıtları toplayın. İşveren kaydı ile kendi notunuz örtüşmüyorsa, farkı hangi belge veya tarihin açıkladığını ayrıca belirtin.
-
Arabuluculuk ve dava belgelerini dosyalayın
Arabuluculuk başvuru tarihini, varsa toplantı bildirimlerini ve son tutanağı; dava açıldıysa dava tarihini not edin. Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı davasında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; son tutanak da dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerdendir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3).
Belgeleri teslim etmeden önce kontrol edin
- Her alacak kaleminin hangi döneme ilişkin olduğunu ayrı ayrı yazdım.
- İşe giriş ve sözleşmenin sona erdiği tarihi gösteren belgeleri buldum.
- Ücret iddiası varsa bordroyu, sözleşmedeki ödeme zamanını ve banka hareketlerini aynı dönem için karşılaştırdım.
- Yıllık izin iddiası varsa izin kayıtlarını, izin taleplerini ve kullandığım günlere ilişkin belgeleri bir araya getirdim.
- Arabuluculuk başvuru belgesini ve varsa son tutanağı sakladım; tutanakta hangi taleplerin bulunduğunu kontrol ettim.
- Dava açıldıysa dava tarihini kaydettim ve elimdeki tarihlerden tek başıma kesin son gün çıkarmadım.
- Eksik veya çelişkili kayıtları, hangi alacak ve döneme ilişkin olduklarını belirterek not ettim.
Dayanak mevzuat
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32, 59Madde metinleri: HukukDosyam mevzuat arşivi (resmî metin), erişim 08.10.2026.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3Madde metinleri: HukukDosyam mevzuat arşivi (resmî metin), erişim 08.10.2026.
Mevzuat değişebilir. Kendi dosyanızda hangi hükmün, hangi tarihteki hâliyle uygulanacağını dosyanın koşullarına göre bir hukuk uzmanıyla değerlendirin.
Belgenizin ne söylediğini görün
Tebligat, dilekçe ya da karar: belgenizi yükleyin ya da UYAP’tan aktarın; ne söylediği belgedeki yeri gösterilerek sade dille açıklansın.