Rehber · Kira uyuşmazlıkları

Kira alacağı davası kararından sonra kanun yolları nereden kontrol edilir?

Kira alacağı davasında karara karşı başvuru imkânı olup olmadığını anlamak için önce kararın hüküm bölümünü ve kanun yolu bildirimini, ardından tebligat evrakını kontrol edin. İstinaf veya temyiz hakkı yalnızca karardaki bildirime bakılarak belirlenmez; kararın türü ve kanundaki koşullar da önemlidir. İstinaf süresi, ilamın usulen tebliğiyle başlar; temyiz süresi ise temyiz edilebilen bölge adliye mahkemesi kararının tebliğiyle başlar (6100 sayılı Kanun m.345 ve m.361).

Bir kişinin masadaki mahkeme evrakını ve notlarını incelemesi
Fotoğraf: khezez | خزاز / Pexels

Önce kararın hangi aşamaya ait olduğunu belirleyin

Kararın ilk derece mahkemesinden mi, yoksa bölge adliye mahkemesinden mi verildiğine bakın. İstinaf, ilk derece mahkemesinin kanunda sayılan kararlarının bölge adliye mahkemesince incelenmesini istemektir. Temyiz ise temyize açık bölge adliye mahkemesi kararlarının kanunda öngörülen koşullarla incelenmesi için başvurulan yoldur.

Kararın hüküm bölümünde mahkemenin neye karar verdiğini; son kısmında ise genellikle kanun yolu ve süreye ilişkin bildirimi görebilirsiniz. Bu bildirim kontrol için yararlıdır ancak başvuru hakkının varlığını tek başına belirlemez. İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarına karşı kural olarak istinaf yolu düzenlenmiştir; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının bazı türleri de bu kapsamdadır (6100 sayılı Kanun m.341).

Temsili örnek: Kararda kira alacağının bir bölümünün kabul edilip kalan kısmının reddedildiğini görüyorsanız, yalnızca “istinaf yolu açıktır” bildirimine dayanmayın. Davanın tamamının mı, alacağın bir kısmının mı dava edildiğini ve kararın hangi bölümlerinin aleyhinize olduğunu da kontrol edin. Kanundaki parasal kesinlik koşulları bu ayrıntılara göre önem kazanabilir (6100 sayılı Kanun m.341).

Kanun yolunun açık olup olmadığı kararın türüne ve parasal sınırlara bağlı olabilir. Bu rehberde güncel parasal sınırların uygulanabilir tutarı doğrulanamadığı için belirli bir tutar verilmiyor.

Süreyi tebligat evrakından kontrol edin

Tebligat evrakındaki tarihlerin kontrol edilmesi
Fotoğraf: Mikhail Nilov / Pexels

İstinaf başvuru süresi iki haftadır ve ilamın usulen taraflardan her birine tebliğ edilmesiyle işlemeye başlar (6100 sayılı Kanun m.345). Bu nedenle yalnızca kararın verildiği tarihe, telefonunuza gelen bir hatırlatmaya veya dosyada gördüğünüz tek bir tarihe bakarak başlangıç gününü kesinleştirmeyin.

İlk derece mahkemesi kararının size hangi tarihte ve hangi evrakla tebliğ edildiğini kontrol edin. Tebligatın usulüyle ilgili bir tereddüt varsa, evrakın tamamı ve dosyadaki kayıtlar incelenmeden kesin süre hesabı yapmak doğru olmayabilir. Özel kanunlardaki süre hükümleri saklıdır (6100 sayılı Kanun m.345).

Temyiz edilebilen bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı süre, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır (6100 sayılı Kanun m.361). Ancak her bölge adliye mahkemesi kararı temyize açık değildir; önce kararın temyiz edilebilir olup olmadığı belirlenmelidir (6100 sayılı Kanun m.362).

Dosyanızda hangi kayıtları kontrol etmelisiniz?

Karar ve tebligat belgelerinin düzenli biçimde incelenmesi
Fotoğraf: kaboompics.com / Pexels

Başvuru imkânını değerlendirmek için karar ve tebligatla ilgili belgeleri birlikte inceleyin. Dosyada görünmeyen bir kaydı, kesin olarak hiç yapılmamış kabul etmeyin; tereddütte ilgili evrakın tamamını sorun.

  1. Kararın tam metni

    Gerekçeli kararın hüküm bölümünü ve kanun yolu bildiriminin bulunduğu kısmı kontrol edin. Bildirimi, kanuni koşulların yerine geçtiği şeklinde yorumlamayın.

  2. Kararı veren mahkeme

    Kararın ilk derece mahkemesinden mi yoksa bölge adliye mahkemesinden mi verildiğini belirleyin. İstinaf ve temyiz değerlendirmesi kararın hangi aşamada verildiğine göre değişir.

  3. Tebligat evrakı ve tarihi

    Kararın size tebliğine ilişkin evrakı ve dosyadaki tebligat kayıtlarını birlikte inceleyin. İstinafta başlangıç, ilamın usulen tebliğine; temyizde ise temyiz edilebilir kararın tebliğine bağlanmıştır (6100 sayılı Kanun m.345 ve m.361).

  4. Talep edilen ve reddedilen miktar

    Alacağın tamamının mı yoksa bir kısmının mı dava edildiğini, kararın hangi bölümlerinin kabul veya reddedildiğini not edin. Kanundaki parasal kesinlik değerlendirmesi bu ayrıntılara bağlı olabilir (6100 sayılı Kanun m.341 ve m.362).

  5. Kararın kesinleşmesi ve tahsilat

    Kararın verilmiş olmasıyla ödeme veya tahsilat kaydını aynı şey saymayın; ödeme ve tahsilat bilgilerini dosyadaki ilgili kayıtlardan ayrıca kontrol edin.

Temyiz imkânı her kararda bulunmaz

Bir kişinin üst mahkeme kararını ve dosya notlarını incelemesi
Fotoğraf: cottonbro studio / Pexels

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyize elverişli nihai kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Kanunda temyiz süresi, kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak düzenlenmiştir (6100 sayılı Kanun m.361). Davada haklı çıkmış tarafın da hukuki yararı varsa temyize başvurabileceği belirtilmiştir (6100 sayılı Kanun m.361).

Buna karşılık, kanunda temyiz edilemeyeceği belirtilen karar türleri de vardır. Bunlar arasında parasal sınıra bağlı kararlar ve geçici hukuki koruma kararları sayılmıştır; ayrıca görev, çekişmesiz yargı ve başka bazı karar türlerine ilişkin sınırlamalar bulunur (6100 sayılı Kanun m.362). Kararın başlığına bakarak bu kategorilerden birine kesin olarak girdiğini varsaymayın; hüküm türünü ve dosyanın koşullarını değerlendirin.

Parasal sınırların güncel uygulanabilir tutarı ve kira alacağı dosyanızdaki karar türünün temyize elverişli olup olmadığı, verilen kaynaklarla kesinleştirilemiyor. Bu nedenle kararın tam metnini ve tebligat evrakını bir hukuk uzmanına göstererek özellikle bu iki noktayı sorun.

Sonraki adım için kısa kontrol listesi

  • Kararın tam metnine ve hüküm bölümüne ulaştım mı?
  • Kararı veren mahkemenin hangi aşamada karar verdiğini belirledim mi?
  • Kanun yolu bildirimini kontrol ettim; bunu tek başına kesin ölçüt saymadım mı?
  • Tebligat evrakını ve kararın tebliğine ilişkin kayıtları inceledim mi?
  • Davanın tamamının mı yoksa alacağın bir kısmının mı açıldığını ve kabul edilmeyen bölümü belirledim mi?
  • Karar ve dosya kayıtlarında kesinleşme durumu ile alacağın ödenip ödenmediğini ayrı ayrı kontrol ettim mi?
  • Süre veya parasal sınır konusunda tereddüdüm varsa, karar ve tebligat evrakının tamamını uzmanla değerlendirmek üzere hazırladım mı?

Dayanak mevzuat

Mevzuat değişebilir. Kendi dosyanızda hangi hükmün, hangi tarihteki hâliyle uygulanacağını dosyanın koşullarına göre bir hukuk uzmanıyla değerlendirin.

Belgenizin ne söylediğini görün

Tebligat, dilekçe ya da karar: belgenizi yükleyin ya da UYAP’tan aktarın; ne söylediği belgedeki yeri gösterilerek sade dille açıklansın.

Etiketler