Rehber · Tahliye davaları
Tahliye davası kararından sonra başvuru yolları nereden kontrol edilir?
Tahliye davasında karar verildikten sonra başvuru yolu olup olmadığını anlamak için kararın sonundaki kanun yolu açıklamasını, kararın hangi mahkemede verildiğini ve tebliğ kaydını birlikte kontrol edin. İlk derece mahkemesinin nihai kararlarına karşı kural olarak istinaf yolu gündeme gelebilir; ancak kararın türü ve kanundaki istisnalar sonucu etkiler (6100 sayılı Kanun m.341). İstinaf süresi, kararın usulüne uygun tebliğiyle başlar; dosyada görünen kayıtları ve tebligat evrakını ayrıca inceleyin (6100 sayılı Kanun m.345).
Karar metninde önce hangi bilgilere bakmalısınız?
Kararın son bölümünde genellikle hangi kanun yoluna başvurulabileceği, başvurunun nereye yapılacağı ve süresi hakkında açıklama bulunur. Bu açıklama yol gösterir; ancak tek başına istinaf veya temyiz hakkı bulunduğunu kesinleştirmez. Kararın türü ve kanundaki başvuru koşulları da önemlidir.
Kararın başlığından şu bilgileri not edin:
- Kararı veren mahkemenin adı ve kararın ilk derece mahkemesi kararı mı, bölge adliye mahkemesi kararı mı olduğu.
- Kararın nihai karar olup olmadığı. Nihai karar, o aşamada davayı sonuçlandıran karardır.
- Kararın hüküm bölümünde tahliye talebi hakkında neye karar verildiği ve varsa başka taleplerin nasıl sonuçlandığı.
- Kanun yolu açıklamasında hangi başvuru yolunun ve sürenin belirtildiği.
İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; ancak miktar veya değeri üç bin Türk lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Manevi tazminat davalarında verilen kararlar bu parasal sınırın dışındadır. Alacağın bir kısmı dava edilmişse sınır alacağın tamamına göre belirlenir; alacağın tamamı dava edilmişse, talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen taraf istinafa başvuramaz (6100 sayılı Kanun m.341). Tahliye davasının yanında para talebi de varsa, bu kuralların uygulanıp uygulanmadığını ve hangi talep üzerinden değerlendirme yapılacağını dosyanın özelliklerine göre kontrol edin. Verilen kaynaklar, bu parasal sınırların karar tarihinde yürürlükte olup olmadığını doğrulamaya elverişli değildir; güncel düzenlemeyi ayrıca kontrol edin.
Tebliğ tarihini ve dosya kayıtlarını nasıl kontrol edebilirsiniz?
Süre hesabında karar tarihiyle tebliğ tarihini karıştırmayın. İstinaf süresi, kararın usulen tarafınıza tebliğ edilmesiyle işlemeye başlar (6100 sayılı Kanun m.345).
-
Kararın size nasıl bildirildiğini bulun
Karar örneğiyle birlikte tebligat evrakını ve varsa elektronik tebligat kayıtlarını inceleyin. Tebliğ belgesindeki tarih ile kararın verildiği tarihi ayrı ayrı not edin.
-
Dosya ekranındaki kayıtları evrakla karşılaştırın
Dosyanın elektronik kayıtlarında tebligat işlemi veya evrakı görünüyorsa ayrıntısını açıp belgeyi kontrol edin. Bir kaydın görünmemesi, tebligatın kesin olarak yapılmadığını tek başına göstermez; dosyadaki tebligat evrakı ve diğer kayıtlar da incelenmelidir.
-
Sürenin başlangıcını doğrulatın
Birden fazla taraf, farklı tebliğ tarihleri ya da tebligatın kime ve nasıl yapıldığı konusunda belirsizlik varsa, kendi tarafınız bakımından başlangıç tarihini ayrıca doğrulatın. Bu bilgiler süre hesabını etkileyebilir.
Kaynaklarda belirtilen başvuru süreleri
Aşağıdaki süreler, başvuru yolu kanunen açık olan kararlar için verilen genel sürelerdir. Özel kanunlardaki farklı hükümler saklıdır; kararın türü ve tebliğ tarihi ayrıca kontrol edilmelidir.
| İşlem | Genel süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf | İki hafta | Süre, ilamın ilgili tarafa usulen tebliğiyle başlar. Özel kanun hükümleri saklıdır (6100 sayılı Kanun m.345). |
| Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin temyize açık nihai kararına karşı temyiz | İki hafta | Süre, kararın tebliğ tarihinden başlar. Her bölge adliye mahkemesi kararı temyize açık değildir (6100 sayılı Kanun m.361 ve m.362). |
Süreler genellikle tebliğ tarihinden başlar ve dosyanın özelliğine göre değişebilir. Kendi son gününüzü bu tablodan hesaplamayın; belgedeki tebliğ tarihini ve istisnaları bir hukuk uzmanıyla doğrulayın.
İstinaf ile temyiz arasındaki fark nedir?
İstinaf, ilk derece mahkemesinin kararına karşı başvurulan kanun yoludur. İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları için de kanunda ayrıca sayılan hâller vardır (6100 sayılı Kanun m.341). Ancak kanuni istisnalar ve kararın niteliği nedeniyle her dosyada bu yol açık olmayabilir.
Temyiz, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyize açık nihai kararlarına karşı başvurulan kanun yoludur. Kanun, temyiz edilemeyen karar türlerini ayrıca sayar. Bunların arasında miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar, bazı sulh hukuk mahkemesi işleri ve geçici hukuki korumalar hakkındaki kararlar da yer alır (6100 sayılı Kanun m.361 ve m.362). Kira ilişkisinden doğan bazı davalara ilişkin özel düzenleme bulunduğundan, tahliye kararının temyize açık olup olmadığını yalnızca karar metnindeki açıklamaya bakarak belirlemeyin.
Tahliye davasının hangi görevli mahkemede görüldüğü, kararın hangi türde olduğu ve varsa parasal talebin niteliği kontrol edilmelidir. Verilen kaynaklarda 6100 sayılı Kanun m.362’nin atıf yaptığı 4. maddenin metni ve parasal sınırların karar tarihinde yürürlükte olup olmadığı doğrulanamadığından, tahliye kararının temyize açık olup olmadığı bu bilgilerle kesinleştirilemez. Karar tarihindeki mevzuatı ve dosyadaki karar türünü birlikte doğrulayın.
Başvuru yolunu belirlemeden önce kontrol edin
- Kararı veren mahkemenin adını ve kararın hangi yargılama aşamasında verildiğini kaydedin.
- Kararın nihai karar mı, yoksa geçici hukuki koruma gibi farklı bir karar türü mü olduğunu inceleyin.
- Hüküm bölümünü ve karar sonundaki kanun yolu açıklamasını birlikte okuyun.
- Kararın tarafınıza tebliğ edildiği tarihi tebligat evrakı ve ilgili kayıtlarla doğrulayın.
- Dosyada kira alacağı gibi başka talepler de varsa, bunların karar ve kanun yolu değerlendirmesine etkisini kontrol edin.
- Parasal sınır veya istisna söz konusu olabilecekse karar tarihinde yürürlükte olan düzenlemeyi doğrulayın; burada yer almayan güncel bir rakamı esas almayın.
Başvuru yapılması tahliye kararının uygulanmasını durdurur mu?
Kanun yolu başvurusu ile kararın icrası ayrı konulardır. Genel kural olarak temyiz, kararın icrasını durdurmaz; kanunda ayrıca belirtilen bir istisna saklıdır. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar ise kesinleşmeden yerine getirilemez (6100 sayılı Kanun m.367).
Bu hükümler, her tahliye kararının icra durumunu tek başına açıklamaz. Tahliye kararınızın niteliği ve dosyanızdaki icra işlemleri için kararın hüküm bölümünü ve ilgili dosya kayıtlarını ayrıca inceleyin. Bu rehber, tahliye kararının nasıl icra edileceğini veya belirli bir dosyada icranın durup durmadığını belirlemez.
Hangi durumda uzman desteği alınmalı?
Tebliğ tarihinin, karar türünün veya başvuru yolunun belirsiz olması önemlidir; çünkü bu bilgiler başvuru süresini ve kanun yolunun açık olup olmadığını etkileyebilir. Özellikle karar metnindeki açıklama ile kanun hükümleri arasında tereddüt varsa, farklı tarihlerde tebligat yapılmışsa ya da karar parasal sınır veya istisna değerlendirmesi gerektiriyorsa, tebligat evrakı ve kararın tamamıyla birlikte bir hukuk uzmanından dosyaya özgü değerlendirme alın. Başvuru süresini yalnızca dosya ekranındaki kişisel hatırlatmaya veya kararın verildiği tarihe göre hesaplamayın.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.341, 345, 361, 362, 367Madde metinleri: HukukDosyam mevzuat arşivi (resmî metin), erişim 10.10.2026.
Mevzuat değişebilir. Kendi dosyanızda hangi hükmün, hangi tarihteki hâliyle uygulanacağını dosyanın koşullarına göre bir hukuk uzmanıyla değerlendirin.
Belgenizin ne söylediğini görün
Tebligat, dilekçe ya da karar: belgenizi yükleyin ya da UYAP’tan aktarın; ne söylediği belgedeki yeri gösterilerek sade dille açıklansın.