Rehber · Tazminat
Trafik kazası tazminat davasında talep edilen tutar ile karardaki tutar nasıl ayrılır?
Trafik kazası nedeniyle talep ettiğiniz tazminat, mahkemenin hükmettiği tutarla aynı olmak zorunda değildir. Mahkeme, talep sonucunun sınırını ve dosyada ortaya konan zararı değerlendirir; talep edilenden fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, ancak daha azına karar verebilir (6100 sayılı Kanun m.26). Kararda yazan tutar da tek başına paranın tahsil edildiği anlamına gelmez; tahsilat, karar ve dosyanın durumuna göre ayrıca değerlendirilir.
Talep edilen tutar neyi gösterir?
Dava dilekçesindeki talep sonucu, davacının mahkemeden neye ve ne miktarda karar verilmesini istediğini gösterir. Örneğin, dilekçede belirli bir tazminat miktarı istenmişse bu, davacının talebidir; mahkemenin o miktarın tamamını kabul ettiği veya ödemenin yapıldığı anlamına gelmez.
Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Talep edilenden fazlasına ya da başka bir şeye karar veremez; koşullara göre talep edilenden daha azına hükmedebilir (6100 sayılı Kanun m.26). Bu nedenle dilekçenin yalnızca açıklamalar bölümüne değil, sonuç ve istem bölümüne de bakın.
Temsili örnek: Davacı dilekçesinde 200.000 TL tazminat isterse, mahkeme bu talebin tamamını kabul etmek zorunda değildir. Dosyada ortaya konan zarar ve sorumluluk bakımından daha düşük bir tutara karar verebilir. Bu örnek, belirli bir dosyada verilecek sonucu göstermez.
Belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki fark nedir?
Belirsiz alacak davası, dava açıldığı sırada alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirlemenin davacıdan beklenemediği ya da bunun imkânsız olduğu durumlarda açılabilir. Davacı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı veya değeri belirtir (6100 sayılı Kanun m.107/1). Alacağın sonradan belirlenebilir hâle gelmesi, bu dava türündeki talebin nasıl tamamlanacağı açısından önem taşır.
Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucunda alacak tam ve kesin belirlenebilir hâle gelirse, hâkim tahkikat sona ermeden önce davacıya talebini tam ve kesin belirlemesi için iki haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde talep belirlenmezse dava, başlangıçta belirtilen miktar veya değer üzerinden karara bağlanır (6100 sayılı Kanun m.107/2). Bu süre, her davada kendiliğinden başlayan genel bir talep artırma süresi değildir; maddede belirtilen koşullarda hâkimin verdiği süredir.
Kısmi dava ise niteliği gereği bölünebilen bir talebin yalnızca bir kısmının dava edilmesidir (6100 sayılı Kanun m.109/1). Dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe, kısmi dava açmak tek başına kalan kısımdan vazgeçildiği anlamına gelmez (6100 sayılı Kanun m.109/3).
Bu iki dava türünü, yalnızca ilk dilekçede yazan miktara bakarak ayırt etmek güvenli değildir. Dilekçede hangi dava türünün seçildiğini, talebin nasıl ifade edildiğini ve kalan kısım hakkında açık bir feragat bulunup bulunmadığını kontrol edin.
Mahkeme talep edilen tutarın tamamına neden hükmetmeyebilir?
Talep edilen tutar, zararın ve sorumluluğun kanıtlandığı tutarla aynı olmayabilir. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Zararın miktarı tam olarak ispatlanamıyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri dikkate alarak miktarı hakkaniyete uygun biçimde belirler (6098 sayılı Kanun m.50).
Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini de durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirler (6098 sayılı Kanun m.51). Zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması, zararın doğmasına veya artmasına etkili olması ya da tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması hâlinde tazminat indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir (6098 sayılı Kanun m.52).
Bu nedenle dosyada hangi zarar kalemlerinin istendiğini ve her birini destekleyen belge veya diğer delilleri ayrı ayrı inceleyin. Örneğin, talep edilen bir masrafın belgesi yoksa bu durum o kalemin değerlendirilmesini etkileyebilir; ancak yalnızca belgeye bakılarak somut dosyanın sonucu kesinleştirilemez.
Talep tutarı yargılama sırasında değiştirilebilir mi?
Bunun yanıtı, davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğuna, dilekçedeki talebin nasıl kurulduğuna ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna bağlıdır. Bu nedenle yalnızca “talebi artırmak istiyorum” demek, hangi usul işleminin yapılabileceğini belirlemeye yetmez.
Belirsiz alacak davasında, 6100 sayılı Kanun m.107/2’de belirtilen koşullar oluşursa hâkim, tahkikat sona ermeden önce talebin tam ve kesin belirlenmesi için iki haftalık kesin süre verir. Kısmi davada ise dava edilen bölüm ile kalan bölümün durumu ve talep değişikliğinin nasıl yapılabileceği, dilekçenin ve dosyanın incelenmesini gerektirir.
Islah, tarafın daha önce yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir. Her taraf aynı davada ıslah yoluna ancak bir kez başvurabilir (6100 sayılı Kanun m.176). Bu hüküm tek başına, her dosyada talebin hangi miktara veya hangi aşamada çıkarılabileceğini belirlemez. Dosyanızdaki dilekçe, önceki usul işlemleri ve yargılamanın aşaması birlikte incelenmeden talep artırımı konusunda kesin sonuca varmayın.
Karardaki tutar tahsil edilecek tutarla aynı mıdır?
Hayır. Kararda hükmedilen tutar, mahkemenin kararında yer alan miktardır; fiilen tahsil edilen para ise ödemenin yapılıp yapılmadığıyla ilgilidir. Karar tutarını, doğrudan hesabınıza geçecek kesin miktar gibi değerlendirmeyin.
Karar tutarı ile tahsil edilen tutar arasındaki farkın nasıl hesaplanacağı, sunulan kaynaklardaki hükümlerden hareketle belirlenemez. Bunun için karar metnini ve dosyanın güncel durumunu incelemek gerekir.
Özellikle sigorta şirketinden istenecek tutar, teminat kapsamı veya limiti, ödemenin ne zaman yapılacağı, icra süreci ve kararın kesinleşmesinin gerekip gerekmediği konusunda bu rehber kesin bir kural vermez. Bu noktalar, ilgili karar ve güncel mevzuat incelenmeden kesin bilgi olarak kabul edilmemelidir.
Dosyanızda hangi bilgileri kontrol etmelisiniz?
- Dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde hangi miktarın, hangi zarar kalemleri için istendiğini kontrol edin.
- Dilekçede davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olarak kurulduğunu ve hukuki ilişkinin nasıl açıklandığını inceleyin.
- Kısmi dava varsa, kalan kısımdan açıkça feragat edildiğini belirten bir ifade bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Zarar kalemlerini destekleyen belgeleri ve zarar ile kusura ilişkin sunulan delilleri kalem kalem belirleyin.
- Mahkemenin talebin tam ve kesin belirlenmesi için süre verip vermediğini, verdiyse ara kararın tarihini ve tebliğ bilgilerini dosyadan kontrol edin.
- Daha önce ıslah yapılıp yapılmadığını ve talep hakkında yargılama sırasında başka hangi işlemlerin gerçekleştirildiğini inceleyin.
- Kararda hükmedilen tutarı, kararda yer alan diğer kalemlerden ve fiilen yapılmış ödemelerden ayrı değerlendirin.
Talep ve karar tutarını karşılaştırmak için izleyebileceğiniz adımlar
Dilekçe, duruşma evrakı ve karar metnini yan yana koyarak şu sırayla inceleyin:
-
Talebin sınırını bulun
Dava dilekçesindeki sonuç ve istem bölümünü okuyun. İstenen miktarı ve bu miktarın hangi zarar kalemlerine dayandığını not edin.
-
Dava türünü ve sonraki işlemleri belirleyin
Dilekçede belirsiz alacak davası veya kısmi dava olarak nasıl bir yol izlendiğine bakın. Sonradan talep belirleme, talep değişikliği veya ıslah işlemi yapılmışsa ilgili dilekçe ve ara kararları bulun.
-
Kararı ayrı kalemler hâlinde okuyun
Mahkemenin hangi talebi ne ölçüde kabul ettiğini ve hangi kalemleri değerlendirdiğini karar metninden kontrol edin. Talep tutarıyla karar tutarını, varsa diğer kalemleri eklemeden önce karşılaştırın.
-
Tahsilat durumunu ayrıca doğrulayın
Kararda yazan miktarla gerçekten ödenmiş tutarı karıştırmayın. Ödeme yapılıp yapılmadığını ve dosyanın sonraki durumunu ilgili kayıt ve belgelerden ayrıca kontrol edin.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26, 107, 109, 176Madde metinleri: HukukDosyam mevzuat arşivi (resmî metin), erişim 13.10.2026.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.50, 51, 52Madde metinleri: HukukDosyam mevzuat arşivi (resmî metin), erişim 13.10.2026.
Mevzuat değişebilir. Kendi dosyanızda hangi hükmün, hangi tarihteki hâliyle uygulanacağını dosyanın koşullarına göre bir hukuk uzmanıyla değerlendirin.
Belgenizin ne söylediğini görün
Tebligat, dilekçe ya da karar: belgenizi yükleyin ya da UYAP’tan aktarın; ne söylediği belgedeki yeri gösterilerek sade dille açıklansın.