Rehber · Mahkeme kararları

Usulden ret ile esastan ret nasıl ayırt edilir?

Kararda “usulden ret” yazıyorsa mahkeme, dava şartı eksikliği nedeniyle davayı usulden reddetmiş olabilir. “Esastan ret” ifadesinin hukuki anlamı ve sonucu ise bu rehberdeki kaynaklarla doğrulanamıyor. Bu nedenle yalnızca ret ifadesine bakarak yeniden dava açılabileceği veya hakkın kesin olarak kaybedildiği sonucuna varmayın. Kararın gerekçesini, hüküm fıkrasını ve kesinleşme durumunu birlikte kontrol edin.

Mahkeme kararındaki gerekçe ve sonuç bölümlerini inceleyen kişi
Fotoğraf: Mikhail Nilov / Pexels

İki ret kararı arasındaki temel fark nedir?

Usulden ret, davanın esasına girilmeden, yargılamanın yürütülmesi için gerekli bir koşulun bulunmadığı veya tamamlanmadığı gerekçesiyle verilen ret kararıdır. Dava şartı, mahkemenin davanın esasını inceleyebilmesi için bulunması gereken koşullardan biridir. Görev, tarafların dava ehliyeti ve hukuki yarar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114’te sayılan dava şartları arasındadır.

Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden inceler. Eksiklik giderilebiliyorsa tamamlanması için kesin süre verir; verilen sürede eksiklik giderilmezse davayı usulden reddeder. Bu çerçeve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115’te düzenlenmiştir.

Kaynaklarda “esastan ret” kavramının tanımı veya bu ret kararının hangi koşullarda verileceği açıklanmıyor. Bu nedenle kararın esasa ilişkin olup olmadığını, yalnızca kullanılan ifadeden hareketle kesinleştirmek mümkün değildir; kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası birlikte incelenmelidir.

Karar metninde nereleri kontrol etmelisiniz?

Gerekçe ve hüküm fıkrası işaretlenmiş örnek bir mahkeme kararı
Fotoğraf: KATRIN BOLOVTSOVA / Pexels

Kararın başlığındaki “usulden ret” veya “esastan ret” ifadesi yol gösterir; ancak tek başına yeterli olmayabilir. Gerekçe, mahkemenin ret kararına neden ulaştığını; hüküm fıkrası ise mahkemenin sonuç olarak neye karar verdiğini gösterir. İkisini birlikte okuyun.

Örneğin gerekçede gider avansının tamamlanmadığı veya davacının hukuki yararının bulunmadığı yazıyorsa, mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114’teki bir dava şartını değerlendirmiş olması mümkündür. Gerekçede talebin dayandığı olgular ve delillerin incelenip talebin kabul edilmediği belirtiliyorsa kararın esas yönünden verilip verilmediğini, mahkemenin kullandığı ifadelerle birlikte değerlendirin. Örnekler, her dosyada aynı hukuki sonucu doğuracağı anlamına gelmez.

Kararda eksikliğin giderilmesi için süre verilip verilmediğine, bu sürede ne yapılmasının istendiğine ve mahkemenin eksikliğin tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin tespitine de bakın. Dosyada bir kaydın görünmemesi, ilgili işlemin hiç yapılmadığını tek başına kanıtlamaz.

Karardan sonra hangi bilgileri kontrol etmelisiniz?

Mahkeme kararından sonra dosyada kontrol edilecek belgeleri sıralayan kişi
Fotoğraf: Sora Shimazaki / Pexels

Yeniden dava açma veya başka bir adım atma ihtimalini değerlendirmek için önce kararın neye dayandığını ve dosyada hangi işlemlerin yapıldığını belirleyin.

  1. Ret gerekçesini belirleyin

    Kararın gerekçesinde hangi eksiklik veya hangi talep değerlendirmesinin ret nedeni gösterildiğini not edin. Birden fazla gerekçe varsa her birini ayrı ayrı kaydedin.

  2. Eksikliğin giderilip giderilemeyeceğini kontrol edin

  3. Kararın kesinleşme durumunu araştırın

    Kararın verilmiş olması, tek başına kesinleştiği anlamına gelmez. Dosyada kararın kesinleşmesine ilişkin kayıt bulunup bulunmadığını ve karardan sonra hangi işlemlerin yapıldığını kontrol edin. Bu kaynaklarda kanun yolu başvurularının süresi veya yöntemi hakkında bilgi yer almadığından, buradan süre ya da başvuru yolu sonucu çıkarılamaz.

  4. İkinci bir dava düşünülüyorsa iki dosyayı karşılaştırın

    Önceki ve yeni davanın taraflarını, dava sebeplerini ve talep sonuçlarını yan yana yazın. Ayrıca ilk kararda hangi talebin hükme bağlandığını ve kararın kesinleşip kesinleşmediğini belirleyin. Belgeler farklı veya eksikse, yalnızca dosya başlığına bakarak aynı dava ya da kesin hüküm sonucu çıkarmayın.

Usulden ret kararından sonra yeniden dava açılabilir mi?

Önceki karar ve yeni başvuru belgelerini karşılaştıran kişi
Fotoğraf: cottonbro studio / Pexels

Her usulden ret kararından sonra yeniden dava açılabileceği söylenemez. Sonuç, ret nedenine ve eksikliğin giderilip giderilemeyeceğine bağlıdır. Örneğin mahkeme giderilebilir bir dava şartı eksikliği için kesin süre vermiş ve eksiklik bu sürede tamamlanmamışsa, kararın gerekçesi ve dosyadaki işlemler incelenmelidir. Yeni dava açmanın mümkün olup olmadığı ve bunun doğuracağı sonuçlar, ret nedenine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Mahkeme, dava şartı eksikliğini tespit ettiğinde giderilmesi mümkünse tamamlanması için kesin süre verir; eksiklik süresinde giderilmezse davayı usulden reddeder. Eksiklik hüküm anında giderilmişse, başlangıçtaki eksiklik nedeniyle davanın usulden reddedilemeyeceği de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115’te belirtilmiştir.

Bu nedenle yeni bir başvuru yapmadan önce kararın gerekçesini, verilen sürelere ilişkin tebligatları, mahkemeye sunulan belgeleri ve kararın kesinleşme durumunu karşılaştırın. Kaynaklar, her ret türü için yeniden dava açma hakkı veya başvuru süresi konusunda genel bir sonuç vermeye yeterli değildir.

Esastan ret kararı kesin hüküm anlamına gelir mi?

Kesinleşme kaydı ile iki davanın taraf ve taleplerini karşılaştıran belge
Fotoğraf: cottonbro studio / Pexels

Kesin hüküm, bir kararın kesinleşmesinden sonra, kanunda belirtilen koşullarla başka bir davada bağlayıcı sonuç doğurmasıdır. Kaynaklarda “esastan ret” kavramının tanımı bulunmadığından, bu ret türünün tek başına kesin hüküm sonucu doğurduğu söylenemez.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.303’e göre, bir hükmün başka bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için ilk kararın şeklî anlamda kesinleşmiş olması; iki davanın taraflarının ve dava sebeplerinin aynı olması; ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucunun da aynı olması gerekir. Bir hüküm yalnızca karara bağlanan talepler hakkında kesin hüküm oluşturur.

Dolayısıyla kararın kesinleşme durumunu ve iki davanın taraf, sebep ve talep bakımından aynı olup olmadığını ayrı ayrı kontrol edin. Bu koşullar karşılaştırılmadan, önceki bir ret kararının yeni davayı kesin olarak engellediği sonucuna varılamaz.

Kararınızı incelerken kontrol edin

  • Kararın gerekçesindeki ret nedenini belirledim.
  • Hüküm fıkrasındaki sonucu gerekçeyle birlikte okudum.
  • Mahkemenin bir eksikliğin tamamlanması için süre verip vermediğini kontrol ettim.
  • Verilen talimatla ilgili tebligatları ve dosyaya sunulan belgeleri inceledim.
  • Kararın kesinleşme durumunu dosyadaki kayıtlardan kontrol ettim.
  • Yeni bir dava ihtimalini değerlendiriyorsam önceki ve yeni davanın taraf, dava sebebi ve talep sonuçlarını karşılaştırdım.

Uzman görüşü alırken hangi belgeleri hazırlayın?

Mahkeme kararı ve dosya belgelerini danışma öncesinde düzenleyen kişi
Fotoğraf: kaboompics.com / Pexels

Ret nedeninin bir dava şartı eksikliği olup olmadığı konusunda tereddüt varsa ya da yeni dava veya başka bir başvuru düşünülüyorsa, kararın sonucu dosyanın ayrıntılarına bağlı olabilir. Özellikle kesinleşme durumu, verilen süreler ve önceki davayla yeni davanın aynı olup olmadığı birlikte incelenmelidir.

Görüş alırken mahkeme kararını, tebligatları, dosyaya sunulan dilekçe ve belgeleri, varsa kesinleşme kaydını ve daha önce açılmış ilgili davaların kararlarını birlikte hazırlayın. Şu soruları yöneltebilirsiniz: “Ret hangi gerekçeye dayanıyor?”, “Eksiklik tamamlanabilir mi?”, “Karar kesinleşmiş mi?”, “Yeni dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.303 bakımından önceki davayla aynı taraf, sebep ve talep koşullarını taşıyor mu?”

Dayanak mevzuat

Mevzuat değişebilir. Kendi dosyanızda hangi hükmün, hangi tarihteki hâliyle uygulanacağını dosyanın koşullarına göre bir hukuk uzmanıyla değerlendirin.

Dosyanın bütününe bakın

Birden fazla belgeyi birlikte değerlendiren dosya analizi: kronoloji, eksik belgeler, çelişkiler ve süreler, her biri kaynağa bağlı.

Etiketler