Rehber · Velayet
Velayet uyuşmazlığında uzman raporu nasıl değerlendirilir?
Velayet uyuşmazlığında uzman raporu, mahkemenin dikkate alabileceği bilgilerden biridir; tek başına mahkeme kararı sayılmaz. Raporda hangi gözlem ve belgelere dayanıldığına, hangi soruların incelendiğine ve bulguların dosyanın geri kalanıyla uyumlu olup olmadığına bakın. Eksik veya belirsiz bir tespit varsa, itirazınızı rapordaki belirli bir bulguya ve bunu destekleyen bilgiye bağlayın. Raporun usul türü ve tebliğ ya da öğrenme tarihi, izlenecek yol bakımından ayrıca kontrol edilmelidir.
Uzman raporu mahkemenin kararını belirler mi?
Hayır. Rapor, mahkemenin değerlendirebileceği bir bilgi ve görüş kaynağıdır; velayet hakkında verilecek kararın kendisi değildir. Hâkim, bilirkişinin görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.282). Bu nedenle raporda bir ebeveynin tercih edilmesi, tek başına velayetin o ebeveyne verileceği anlamına gelmez.
Velayet düzenlemesinde mahkeme, olanak bulundukça anne ve babayı dinledikten sonra ebeveynlerin haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182). Rapordaki öneriyi bu çerçevede ve dosyadaki diğer bilgilerle birlikte değerlendirmek gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/17775 E., 2012/15016 K. sayılı kararında verilen kısa parçada, uzman raporunda anne ve babanın velayet görevini üstlenebilecek durumda olduklarının belirtildiği, ancak asıl ölçütün çocuğun üstün yararı olduğu aktarılır. Karar onanmıştır. Bu künye ve kısa parça, her dosyada aynı sonucun çıkacağını göstermez; somut dosyadaki raporun kapsamı ve diğer bilgiler farklı olabilir.
Raporda hangi bulguları kontrol etmelisiniz?
Önce raporun türünü ve amacını belirleyin. Raporu kimin hazırladığı, hangi sorulara cevap vermek üzere düzenlendiği ve hangi incelemeleri içerdiği, raporun neyi açıklayabileceğini gösterir. Her rapor aynı kapsamda değerlendirme yapmaz. Ayrıca “uzman raporu” ifadesi tek başına belgenin usul bakımından bilirkişi raporu olduğunu kanıtlamaz.
Raporu okurken şu noktaları birbirinden ayırın:
- Gözlem: Uzmanın çocukla veya ebeveynlerle yaptığı görüşmede doğrudan gözlemlediği hususlar.
- Bilgi kaynağı: Tespitin görüşmeye, sunulan bir belgeye ya da başka bir kişinin anlatımına dayanıp dayanmadığı.
- Değerlendirme: Gözlem ve bilgilerden çıkarılan yorum veya öneri.
- İncelenmeyen konular: Raporun cevap vermediği, kapsamı dışında bıraktığı ya da yeterli bilgi bulunmadığı için değerlendiremediği noktalar.
Örneğin raporda çocuğun bir ebeveynle yaşamak istediği yazıyorsa, bu ifadenin nasıl ve hangi koşullarda alındığını, raporun çocuğun diğer ihtiyaçları ve ebeveynlerle ilişkisi hakkında ne söylediğini kontrol edin. Tek bir ifade, her uyuşmazlıkta aynı sonucu doğurmaz. Çocuğun yaşı, ihtiyaçları, ilişkileri ve zaman içinde değişen koşullar dosyaya göre ele alınır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/11764 E., 2016/1428 K. sayılı kararından aktarılan kısa parçada, velayet düzenlemesinde çocuğun üstün yararının temel ilke olduğu ve bu yarar belirlenirken çocuğun çeşitli gelişim alanlarının gözetilmesi gerektiği belirtilir. Karar onanmıştır. Kısa parça, belirli bir rapor bulgusunun başka dosyada nasıl değerlendirileceğine dair kesin bir ölçüt sunmaz.
Eksik veya belirsiz bulgulara nasıl itiraz edilir?
“Rapora katılmıyorum” demek yerine, itirazı belirli bir tespit üzerinden kurun. Hangi cümlenin veya sonucun eksik, belirsiz ya da dosyadaki hangi bilgiyle uyumsuz olduğunu açıklayın. Varsa bunu gösterebilecek belgeyi veya incelenmesi gereken konuyu belirtin. Örneğin raporun değerlendirmediği bir eğitim ihtiyacını ileri sürüyorsanız, bu ihtiyacı gösteren bilgiyi ve raporun hangi kısmında ele alınmadığını birlikte açıklayın.
Belge, mahkemece özel veya teknik bilgi alınması için görevlendirilen bilirkişinin raporuysa, taraflar raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik gördükleri hususların tamamlatılmasını, belirsiz noktaların açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden isteyebilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266 ve m.281). Bu süre, yalnızca anılan hükümde düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz için belirtilmiştir; her uzman değerlendirmesine veya dosyadaki her rapora otomatik olarak uygulanacağı varsayılmamalıdır.
İtirazın bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik çalışma gerektiriyorsa, süre dolmadan mahkemeye başvurulması hâlinde bir defaya mahsus, en çok iki haftalık ek süre verilebilir. Ek süre kendiliğinden doğmaz; kanun, mahkemenin süre vermesini öngörür (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.281). Mahkeme ayrıca eksikliğin veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor alabilir, bilirkişiden duruşmada açıklama isteyebilir ya da gerekli görürse yeni bilirkişiyle yeniden inceleme yaptırabilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.281).
Rapor bir bilirkişi raporu değilse, bu maddelerdeki itiraz süresinin ve usul adımlarının o belgeye uygulanıp uygulanmadığını kaynaklardaki bilgilerle belirlemek mümkün değildir. Belgenin mahkemedeki niteliğini ve size ne zaman tebliğ edildiğini dosyadan kontrol edin; süre konusunda belirsizlik varsa bunu gecikmeden bir hukukçuyla netleştirin.
Rapor için dosyanızda neyi kontrol edebilirsiniz?
İtirazınızı hazırlamadan önce raporu dosyanın diğer bilgileriyle karşılaştırın. Çocuğun mahremiyetini gözetin; yalnızca uyuşmazlıkla ilgili bilgileri kullanın.
-
Belgenin niteliğini belirleyin
Raporu hazırlayan kişiyi veya kurumu, görevlendirme yazısını ve raporda cevaplanması istenen soruları kontrol edin. Belgenin bilirkişi raporu olup olmadığını yalnızca adına bakarak varsaymayın.
-
Her önemli tespitin dayanağını bulun
Tespitin doğrudan gözleme mi, görüşmeye mi, sunulan bir belgeye mi yoksa aktarılan bir anlatıma mı dayandığını raporun ilgili bölümünden kontrol edin.
-
Eksik veya çelişkili noktaları işaretleyin
Raporun cevaplamadığı bir soru, açıklanmayan bir sonuç veya dosyadaki başka bir bilgiyle uyuşmayan bir tespit varsa, ilgili kısmı ve karşılaştırdığınız bilgiyi not edin.
-
Tebliğ tarihini kontrol edin
-
İtiraz talebini somutlaştırın
Eksik hususun tamamlanmasını, belirsizliğin açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını istiyorsanız, talebinizi hangi bulgunun neden incelenmesi gerektiğini açıklayarak kurun. Mahkeme bu talepleri ve raporu dosyanın bütünü içinde değerlendirir.
Koşullar sonradan değiştiyse ne olur?
Velayet kararı verildikten sonra yeni ve önemli olgular ortaya çıkarsa, konu önceki raporun tekrarına indirgenemez. Anne veya babanın evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olgular gerekli kılıyorsa hâkim, kendiliğinden veya anne ya da babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.183). Bu hüküm, sayılan örneklerin her birinde velayetin mutlaka değişeceği anlamına gelmez; değişikliğin ve çocuğun durumunun somut olarak değerlendirilmesi gerekir.
Eski raporu incelerken hangi koşullarda hazırlandığına ve bugünkü durumu ne ölçüde yansıttığına bakın. Sonradan değişen koşulları gösteren bilgileri, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğiyle birlikte dosyada belirtmek, mahkemenin güncel durumu değerlendirmesine yardımcı olur.
İtirazınızı göndermeden önce
- Raporu kimin, hangi amaçla ve hangi sorular üzerine hazırladığını belirledim.
- Önemli tespitlerin gözlem, görüşme, belge veya aktarılan bilgi kaynaklarından hangisine dayandığını kontrol ettim.
- İtiraz ettiğim her bulgunun rapordaki yerini ve neden eksik, belirsiz ya da dosyayla uyumsuz olduğunu yazdım.
- İtirazımı destekleyen dosya bilgisini veya incelenmesini istediğim konuyu belirttim.
- Belgenin bilirkişi raporu olup olmadığını ve tebliğ tarihini dosyadan kontrol ettim.
- Çocuğa ait özel bilgileri yalnızca gerekli olduğu ölçüde kullandım.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182, 183Madde metinleri: HukukDosyam mevzuat arşivindeki resmî metin.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266, 281, 282Madde metinleri: HukukDosyam mevzuat arşivindeki resmî metin.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2015/11764 E., 2016/1428 K., 01.02.2016 ONANMASINAKünye ve kısa parça: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2015/11764 E., 2016/1428 K., 01.02.2016.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2011/17775 E., 2012/15016 K., 04.06.2012 ONANMASINAKünye ve kısa parça: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2011/17775 E., 2012/15016 K., 04.06.2012.
Mevzuat değişebilir. Kendi dosyanızda hangi hükmün, hangi tarihteki hâliyle uygulanacağını dosyanın koşullarına göre bir hukuk uzmanıyla değerlendirin.
Belgenizin ne söylediğini görün
Tebligat, dilekçe ya da karar: belgenizi yükleyin ya da UYAP’tan aktarın; ne söylediği belgedeki yeri gösterilerek sade dille açıklansın.